Oturma odasında ki kanepenin üzerinde arzı endam eden böcüğün kene olduğunu öğrendiğimden beri çok pis tırsıyorum.Yahuu oturma odasının ortasında ne işi var bu böcüğün allasen.Aşil bu ara pek sık, neredeyse her allahın günü sokağa çıkıyor onun vücudunda mi geldi acaba?Muzun üstünden gelen hamam böcüğü misali.
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Şubat 2012 Pazartesi
Beklerken
34 gündür yada başka bir deyişle 1 ay 4 gündür sigara içmiyorum.Talya'nın doğum günü hediyesi olarak istediği şeydi sigarayı bırakmamız.Bu kadar keyif aldığım bir şeyi bırakmak fikri bile beni gerim gerim geriyordu.Sigarayı seviyordum ama kızımın sevgisiyle kıyaslanamazdı bile.Bıraktık[.Her ne kadar bizim İstanbula gitmemizi fırsat bilen Ali yeniden başlasa da evde ve Talya'nın yanında içmemesi bile çok önemli.]
Hatta bununla ilgili bir internet günlüğü yazma girişimim bile oldu.Elimde ki günlüğe yetişemezken diğer günlüğü doğal olarak sürekli güncelleyemedim.
Sigarayı bırakmamla beraber iğneyle kuyu kazarak verdiğim 3-5 kiloyu da geri aldım .Şimdi bunca can sıkıntısı üzerine bir de diyet yapma sıkıntısını ekledim.Eee ne demişler çivi çiviyi söker.
Düşünmemek için,üzülmemek için sürekli kendimi bir şeylerle meşgul ediyorum.Temizlik yapıyorum,bitiremediğim örgü örme girişimlerime geri döndüm,facede ki tüm salak oyunları oynuyorum,kitap okuyamıyorum...vs
Talyam, gün ışığım ise büyüyor tüm bu sıkıntılardan uzak bir şekilde.Gezegenlere merakı yeniden başladı.Öksürük ve burun akıntısı var bir kaç gündür.Hafta sonu karda sucuk ekmek partisinde daha da üşütmüş olacak ki boğazlar pembeleşmiş hafiften.
Ali ise 1000 hasta bulma telaşında.Bildiğiniz ters köşeye yatırıldığımız için acil tarafından 1000.Az biraz rahat edebilmek için 1800.O gazetelerde yazılan aile hekimi maaşını alabilmek için 2400 hasta bulması lazım.
Aşil kuzusu ise tam bir stres topu.Balkon kapılarını kafasıyla ite kaka açabildiğini söylemiş miydim?
Şimdi beklediğimiz İstanbuldan gelecek güzel haberler.Patoloji sonucuyla hepimiz derin bir nefes alacağız biliyorummmm.
4 Mart 2011 Cuma
KABUS BİTTİ
"Üreme olmamıştır"
BİTTİ.....derin bir ohhh çekiyoruz ailecek.Sonunda, şu malum lanet bakteriyi hayatımızdan,vücudumuzdan çıkardık.Sonsuza kadar adını duymak dahi istemiyorum.Kuzu sağlıklı,keyfi yerinde.....ben mi? Üzerimden sanki tır geçmiş gibi yorgun ama HUZURLU.....
BİTTİ.....derin bir ohhh çekiyoruz ailecek.Sonunda, şu malum lanet bakteriyi hayatımızdan,vücudumuzdan çıkardık.Sonsuza kadar adını duymak dahi istemiyorum.Kuzu sağlıklı,keyfi yerinde.....ben mi? Üzerimden sanki tır geçmiş gibi yorgun ama HUZURLU.....
12 Kasım 2010 Cuma
BEYNİM SULANDI
Çok kötüyüm çokkk.Burnum akmıyor adeta çağlıyor,gözlerim ise bu çağıldamaya eşlik edercesine şapır şupur akıyor her dem ağlak halde geziyorum.Bu kadar sıvı -farkındaysanız kibarlık yapıyorum sıvı diyerek ehe ehee :)-nereden geliyor yarapppimmm diye düşünürken dün gece kaynağı buldum.Beynim sulandı benim vallahi yaa beynim sulandı ve sümük -pardon sıvı- şeklinde vücuttan atılıyor.
Nereden bu kanaate vardın ey sümüklü blogger derseniz anlatayım.Gece battaniyenin altında hırk mırk fırt sesleri eşiliğinde yatarken bir anda konuşmaya aslında düşünmeye başladım.Ama düşündüklerim sesli olarak ağzımdan çıkıveriyordu.Hiç bir mantık süzgecinden geçmeden
-Beyaz gömleğimi bulamıyorum,yaa ben giderken siyah taytımın üstüne giyecektim onu
Ali;
-hangi gömlek
-nerede acaba dolapta yok ütü sepetinde yok alla alla nereye gider ki,adam gibi giyemeden kaybettim iyi mi?
-ya ne diyorsun anlamıyorum başka şey giy
-kesin alakasız bir yerden, çıkar benim adam gibi alışveriş yapmam lazım hiç giyecek bir şeyim kalmamış
-!!!!!!gülay iyi misin??
-yarına kıyma almak lazım karnıyarık yapayım yoksa o patlıcanlar çürüyecek dolapta.Taliş karnıyarık yemez ona da bezelye yaparım bir de pilav
-ateşin mi var senin
-daha bavul toplanacak,ütü yapılacak.Burnum da yara oldu yaa fırkkkk
Korkuyla Ali ateş kontrolü yapar
-yooo sesli düşünüyorum sadece.Delirdiğimi sandın dimi huha haa haaa
-yürü git kızım yaa korktum sen öyle anlamsız konuşunca
-ehi ehii ama bak cidden giyecek bir şeyim kalmamış acil alışveriş yapmam lazım
Bu replikler ben uyuyana kadar devam etti.Her muhabbetin sonunda ise "acil alışveriş yapmalayıma" bağladım olayı.Beynim sulandığı için söylediklerimden sorumlu olmadığımı düşünen koca ise beni çok da ciddiye almamış olacak ki he olur, tamam, bakarız minvalinde yuvarlak kelimelerle söylediklerimi geçiştirip durdu.
Bu lanet durumun en keyifli yanı ise Ali'nin aman Talişede bulaştırırsın mikroplarını (ne sevgi dolu kocam olduğunu fark ettiniz sanırım) diyerek Talişin tüm bakım,onarım ve oyalama işlerini toptan üstüne alması oldu.
3 gündür talişi öpememek ise tam bir eziyet.Çok özledim cücemi mıncıklaya mıncıklaya öpmeyi.Gün içinde milyon kere çocuğunu öpen mıncıklayan ben mel'un mel'un bakıveriyorum sadece karşımdaki bu muhteşem güzelliğe.
Kısacası çok kötüyüm çokkk...
11 Ekim 2010 Pazartesi
3000 KM BAKIMI
Geceleri el ayak çekilince yazmaya alışkın olan ben,taşınma yorgunluğundan mıdır yoksa kullandığım ilaçlardan mıdır bilinmez saatler 22:00 yi gösterir göstermez esnemeye başlıyorum.Bu sebeptendir ki bu postu kahvaltıyı bitirmiş baba-kızı deniz kenarına yolladığım şu saatte yazıyorum.
Son günlerde sadece taşınma telaşı yaşamadık.Birde bunun üstüne küçük bir operasyon yaşadım.Sanırsam Talya'ya hamile kaldığım dönemlerde boynumun aşağısında (nasıl tarif edilebilir ki o bölge yahu kimileri döş,kimileri iman tahtası der ya hani işte tam orası) bir yağ bezeciği peydah olmuştu.Uzun süre ki ;bu uzun süre 4 yıl kadar çok da ciddiye almadım.Önceleri mini minicikken gürbüzleşip,semirmeye başladı benim yağ bezeciği.En son taşınma arefesinde patlamaya hazır bir volkan kıvamına erişip üstüne üstlük birde enfekte olunca tırsa tırsa doktorun karşısında buldum kendimi.60 lı yaşlarını sürmekte olan cerrah can'a en acıklı ses tonumla
-doktorrrr bu neee diye sorduğumda ağzının içinde bir şeyler gevelemeye başladı hayır koca kadrosundan azcık latince bilgim var sayılır.lipom mu bu diyorum yok diyor ee ne peki ???Sonunda anlaşılabilir tek bir cümle çıktı ağzından cerrah can'ın yarın ameliyat günüm açıp bakalım neymiş?Nasıl yaaa ameliyat mı ???Hadi canımmm!!!!!!!!!!!!
Ertesi gün ise sabahın kör bir saatinde cerrahi servisinde buldum kendimi.Gece internet denilen bilgi çöplüğünde okuyup okuyup kendimi zaten fena halde korkutmuşum.Birde operasyonun ameliyathanede olması benden mütemadiyen şu seslerin çıkmasına sebep oldu"yusuf yusuf"....
Yanı başımda cerrah can tarafından kesilmeyi bekleyen 3 adet kader arkadaşımla giydik mi mavileri (ömrümde şu ameliyat önlüklerinin arkasının kapana bilenine henüz rastlamadım )kıçımız açıkta, hac yolunda ki hacı adayları gibi düştük ameliyathane yollarına.Gider ayak koca kişisi tembihlemiş senin ki küçük bir operasyon ilk önce sen gir de çabuk çıkalım.Bunun üstüne, yaş ortalaması 40+ olan teyzelere sıkı bir depar atıp cerrah canın arkasında buldum kendimi.İşlem yaklaşık 5 dakika sürdü.Apse patlatıldı temizlendi...tekrarlayacağını o zaman tekrar gelmemi çıkan yağ kistini patolojiye yollayacağını söyleyerek beni uğurladı cerrah can.
Yardımcı personel beni ameliyathane asansörüne kadar uğurladı.Asansör de ise güvenlik görevlisi ve ben çıkmaya başladık aheste aheste katları......derken şiddetli bir sarsıntıyla asansör ara katların birinde arıza yapmaz mı ahan da ise karmaa sen hasta teyzelere depar atar mısın kaldın işte asansörde diye kendi kendime söyleniyorum.Sonradan adının Mehmet olduğunu öğrendiğim (ee 20 dakika boyunca bayağı ahbap olduk 2 metrekarecik alanda)görevlide bir panik,telsizle,cep telefonu ile sağı solu arayıp asansörde ameliyat olmuş bir hasta ile kaldığını söyleyip duruyor.Öylesine dalmışım ki,neredeyse kim ameliyat oldu ki diye soracağım.Yok benim ki önemli değil ben iyiyim desem de yazık duymuyor bile beni paniğinden.Mütemadiyen oturun lütfen iyi misiniz başınızı eğmeyin tansiyonunuz düşer deyip duruyor.Yok yahu ben iyiyim öyle ağır bir operasyon değil apse açtırdım sadece desem de beni pek takan yok.Dakikalar geçiyor kurtarma ekibi(ulen böyle yazınca da akut gelmiş gibi oldu haa)bizi kurtarmak için uğraşıyor ama Mehmette ki panik daha da artmış halde arada bana dönüp fan çalışıyor değil mi diye sorup duruyor:)çalışıyor bak geldiler birazdan bizi çıkarırlar sen merak etme diye bir şeyler geveleyip duruyorum.O ara ise tek düşündüğüm ise" len kıçım açıktaaa şimdi bu ara kattan aşağı zıplaması yada yukarı tırmanması var anasını satayım."....oluyor.
Aşağı yukarı 20 dakika sonra bizi çıkarıveriyorlar asansörden elim arkamda kıçımı tuta tuta aşağı zıplayıveriyorum.Tüm personel toplanmış tansiyonuma bakmak isteyenler yatın dinlenin diyenler
-yokk yahu iyiyim ben apse açtırdım apseeee
Bu fazla ilgili kalabalığı yarıp koca kişisinin yanına ulaşabiliyorum sonunda....Nerede kaldın merak ettim (merakından zaten 20 dakikadır bıraktığım koltukta beklemişsin)sorusuna ise verecek bin tane harika yanıt geçiyor kafamdan....ama en sakin ses tonumla asansörde kaldım diyebiliyorum.Aaaa o sen miydin dediğinde ise
-!-é^'^'+^+%&/(
Neyse ki şimdi iyiyim.Apsenin açıldığı yerde ki kocaman sponge ı saymazsak, görenler açık kalp ameliyatı oldum sanacak o derece büyük:)
Şimdi sıra ekmek yerken kırdığım,diş hekimimin İstanbul'a giderek tedavimi yarım bıraktığı ön dişime geldi:)süleyman demirel gibi geziniyorum etrafta ağzımı minimum derecede açarak konuşuyorum asla gülmüyorum.
Bu postun ana fikri ise,sevgili blog yazarının 3000 km bakım zamanı gelmiş de geçmiş bilee;)
.
Not:Bu yazıyı yazarken işte bunu dinledim sizde dinleyin emi....
13 Nisan 2010 Salı
ATEŞLENDİKKK
Talya ateşli...ateş ölçer arabada,araba Ali de Ali nöbette kaldık mı eski düzen civalı termometreye.Evde bir yerlerde görmüştüm deyip sağı solu karıştırdıktan sonra bulabildim bizim emektarı daa kullanmayı bilmiyorum ki ben bu meredi mesela; kaç dakika tutulacak koltuk altında? çıkan sonuç bizim kulak ölçerdeki hangi değere yani kaç dereceye tekabül eder?birde hadi ölçtük nasıl okuyacağım ben bu dereceyi oyy oyyyyyyyy
Bu saatte Ali yi arasam,adam zaten hastalık ve talya kelimelerini yanyana kullandığımda akli melekelerini kısa süreliğine terk ediyor kaldık mı bir başımızaOturup pc başına küçük bir araştırma yaptım efem şincikk koltuk altından ateş takibi yapmak sağlıklı değilmiş,civalı termometre kullanmak ABD yasaklanmış, koltuk altından aldığım değer (benim cücede 38,5 ) kulaktan ve makattan 39,5 a tekabül ediyormuş,sağ kulakla sol kulak arasında yarım derece fark olurmuş (sormayın hangi kulak fazla diye valla aklımda değil )termometreyi 3 dakika tutmak yeterli olurmuş...miş miş de miş mişş
sonuç olarak azimli annenin elinden hiç bir şey kurtulmaz diyerek ateşini ölçtüm kuzunun her zaman ki gibi yüksek :(bin bir nazla şurubunu içirip uyuttum.
Not:Şimdi merak edeniniz olur hemen açıklıyayım bu bizim ateş ölçme zamanzingosu neden torpido gözünde diye.Talya arabada her zaman yaptığı gibi çantamı karıştırmakla meşgul olduğu bir gün çantamın demirbaşlarından ateş ölçeri arabada bırakmış.Kaç gündür de aklımdaydı iyi mi şu meredi eve çıkarmak işte murphy kanunları 3 yıldır çantan da taşı 4 gün yanında olmayıversin ve o 4 gün içinde çocuk ateşlensin hay bin kunduzz
9 Kasım 2009 Pazartesi
TRİBAL ENFEKSİYON
Türk'ün ateşle imtihanına döndü bizim A H1N1 muhabbetimiz.Geçen hafta akşam yenen keyifli yemekten sonra başlayan mide bulantısı sabah ishal,ateş,halsizlik ve anormal eklem ağrıları ile son buldu.Gün 24 saat ben bunun 20 saatini uyuyarak geçirmiştim ki beni tanıyanlar bilir talişin sabahlara kadar uyumadığı günlerde bile ki bu durum aylarca sürmüştü gündüz uykusu uyumamıştım.Ali bile durumumdan hafifçe tırsmaya başlamış olacak ki mümkün mertebe bana yaklaşmamaya özen göstermeye başladığında ahaaa kaptık mı virüsü baksana iyi günde kötü günde diye söz veren kocam bile yavaşça kızımızı da alarak odamı terk etmeye başladı diye kafamda en kötü senaryoyu yazmaya başlamıştım .Bu durum yaklaşık 3 gün kadar sürdü.Ali'nin telkinleri ile başladığım ilaçlar ve bol bol dinlenme hali ile kendimi toparlamış bulunuyorum.Sanırım hafif bir soğuk algınlığı atlattım ancak bu A H1N1 nasıl bir korku ve endişe hali yaydıysa etrafımıza her türlü hastalığı bununla özleşleştirmeye başladık.
Talya ile hepinizin bildiği ve uyguladığı gibi küçük koruma önlemleri aldık.İlk ve en önemlisi talişi öpmeye çalışanları geri püskürtme çabalarımız...ya anlamıyorum bir tek ben mi haberleri izliyorum öpmeyinnn artık diye boynuna yazı asacağım talişin...oyuncak marketlerin birindeyiz talişle son dönemde sık sık gitmeye başladığımızdan çalışan personel talyayı iyi tanıyor karşıdan gülden ablası talya gelmiş diyerek atağa geçiyor yanımıza ulaştı öpme pozisyonu aldııııııı
-gülden'ciğim öpme istersen bak salgın malgın hık mıkk
hafif bozulmuş bir ses tonu ile
-aaa tabi haklısınız
arkasına bakmadan yanımızdan uzaklaştı gülden ablamız!!!!!
birkaç gün sonra tekrar gittiğimizde ise kuru-soğuk bir hoşgeldiniz o kadar
Talişle bir şeyler atıştırmak için oturduğumuz cafedeki kızlar ise daha anlayışlı çıktı hiç değilse öpebilirmiyiz diye sorma nezaketini gösterdiler..Bu gün içinde yaşadığımız öpücük püskürtme çabalarımızdan sadece bir kaçı.Neden öperek mıcıklayarak çocuk severler hiç anlamam oldum olası yolda gördüğü çocuğa saldıran aguguk gugucuk modunda biri olmadığım için anlam vermekte cidden güçlük çekiyorum
Taliş ise benden çok daha iyi bir kriz yöneticisi öpmek isteyenlere, en sevimli haliyle uzaktan öpücük atma yolunu buldu..Durumu benden çok daha iyi idare ediyor:))
Biliyorum ki tek ben bu durumda değilim bir çok annenin durumu bizimki ile aynı sanırım ki bu kış hepimiz için çokkkk uzun geçecek
Talya ile hepinizin bildiği ve uyguladığı gibi küçük koruma önlemleri aldık.İlk ve en önemlisi talişi öpmeye çalışanları geri püskürtme çabalarımız...ya anlamıyorum bir tek ben mi haberleri izliyorum öpmeyinnn artık diye boynuna yazı asacağım talişin...oyuncak marketlerin birindeyiz talişle son dönemde sık sık gitmeye başladığımızdan çalışan personel talyayı iyi tanıyor karşıdan gülden ablası talya gelmiş diyerek atağa geçiyor yanımıza ulaştı öpme pozisyonu aldııııııı
-gülden'ciğim öpme istersen bak salgın malgın hık mıkk
hafif bozulmuş bir ses tonu ile
-aaa tabi haklısınız
arkasına bakmadan yanımızdan uzaklaştı gülden ablamız!!!!!
birkaç gün sonra tekrar gittiğimizde ise kuru-soğuk bir hoşgeldiniz o kadar
Talişle bir şeyler atıştırmak için oturduğumuz cafedeki kızlar ise daha anlayışlı çıktı hiç değilse öpebilirmiyiz diye sorma nezaketini gösterdiler..Bu gün içinde yaşadığımız öpücük püskürtme çabalarımızdan sadece bir kaçı.Neden öperek mıcıklayarak çocuk severler hiç anlamam oldum olası yolda gördüğü çocuğa saldıran aguguk gugucuk modunda biri olmadığım için anlam vermekte cidden güçlük çekiyorum
Taliş ise benden çok daha iyi bir kriz yöneticisi öpmek isteyenlere, en sevimli haliyle uzaktan öpücük atma yolunu buldu..Durumu benden çok daha iyi idare ediyor:))
Biliyorum ki tek ben bu durumda değilim bir çok annenin durumu bizimki ile aynı sanırım ki bu kış hepimiz için çokkkk uzun geçecek
4 Kasım 2009 Çarşamba
GDO SOYKIRIMDIR
Gerginim,sinirliyim,kaygılıyım hem kendim için hemde çocuğumun geleceği için domuz gribi derdi kafamın içinde fink atarken birde bu genetiği ile oynanan gıdalar gündemin başköşesine oturdu.Bu sefer cidden ağız dolusu sövesim var.Yaklaşık 20 yıldır zaten bu lanet olası tohumları çiftçiye tabiri caiz ise kakalıyor iken birde bunu yasal prosedüre soktular iyimi neresinden tutarsan elinde kalıyor.Her alışveriş merkezinin başköşesine koydukları frenkeştayn mısırlar,içinde soya bulunan tüm gıdalar örneğin şekerlemeler,çikolatalar ,bebek mamaları vs..,kanola yağı,domates ve daha bilmediğim bir çok gıda maddesiyle liste uzayıp gidiyor.Öyle bir hale geleceğiz ki -yada geldik ki-ben GDO lu besin yemiyorum diyemeyeceğiz çünkü yediğimiz gıdanın genetiğinin oynanıp oynanmadığını bilme hakkımız bile olmayacak.Lütfen arkadaşlar bu ekolojik savaşa bir dur diyelim korkusuzca,kaygısızca beslenme hakkımızı geri kazanalalım..Eğer sizde sofranızda genetiği ile oynanmış organizma istemiyorsanız fikir sahibi damaklar' ın başlattığı GDO orucuna katılın yapmamız gereken ise GDO'lu ürünleri tüketmemeye çalışırken ,tükettiğimiz ürünleri de sorgulamamız işte bu kadar basit
GERÇEK GIDAYA ERİŞİM HAKKI,ÇOCUKLARIMIZIN EN TEMEL HAKKIDIR
29 Ekim 2009 Perşembe
OLMALI MI OLMAMALI MI?
Malumunuz son günlerde dünyada ki domuz gribi salgınından bizde payımıza düşeni kapmış durumdayız.Tam da talişkoyu artık kreşe yollama fikrine kendimi alıştırmaya başlamışken bu gelen salgın haberleri zaten bir türlü düzelmeyen kafamı daha da karıştırdı.
Aşı olmalı mı?,talişkoyu kreşe yazdırmalı mı?Aşıların içinde ki şu meşhur adjuvan maddesinin yan etkileri ne?yanımzdaki kadın hapşırdı mı ne? ay antibakteriel jeli çantama attım mı? sorularımın sorunlarımın ardı arkası kesilmiyordu..Doktor olan eşim bile aşı konusunda ne diyeceğini bilemez haldeydi.Hemen üniversitede ki mikrobiyolog arkadaşımıza telefon açıldı ve risk grubunda olmadığımız için aşılama yaptırmamamızı salık verdi bize.Hoş demese de yaptırmamayı kafaya koymuştum aslında daha dün gibi değil mi Sağlık bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütünün telkinleri ile tek doz kızamık aşısı olup da ölümcül SSPE hastalığına yakalanan çocuklar.Umarım doğru olan kararı vermişizdir....sağlıklı günler hepimize
Aşı olmalı mı?,talişkoyu kreşe yazdırmalı mı?Aşıların içinde ki şu meşhur adjuvan maddesinin yan etkileri ne?yanımzdaki kadın hapşırdı mı ne? ay antibakteriel jeli çantama attım mı? sorularımın sorunlarımın ardı arkası kesilmiyordu..Doktor olan eşim bile aşı konusunda ne diyeceğini bilemez haldeydi.Hemen üniversitede ki mikrobiyolog arkadaşımıza telefon açıldı ve risk grubunda olmadığımız için aşılama yaptırmamamızı salık verdi bize.Hoş demese de yaptırmamayı kafaya koymuştum aslında daha dün gibi değil mi Sağlık bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütünün telkinleri ile tek doz kızamık aşısı olup da ölümcül SSPE hastalığına yakalanan çocuklar.Umarım doğru olan kararı vermişizdir....sağlıklı günler hepimize
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





