11 Ekim 2010 Pazartesi

3000 KM BAKIMI


Geceleri el ayak çekilince yazmaya alışkın olan ben,taşınma yorgunluğundan mıdır yoksa kullandığım ilaçlardan mıdır bilinmez saatler 22:00 yi gösterir göstermez esnemeye başlıyorum.Bu sebeptendir ki bu postu kahvaltıyı bitirmiş baba-kızı deniz kenarına yolladığım şu saatte yazıyorum.
Son günlerde sadece taşınma telaşı yaşamadık.Birde bunun üstüne küçük bir operasyon yaşadım.Sanırsam Talya'ya hamile kaldığım dönemlerde boynumun aşağısında (nasıl tarif edilebilir ki o bölge yahu kimileri döş,kimileri iman tahtası der ya hani işte tam orası) bir yağ bezeciği peydah olmuştu.Uzun süre ki ;bu uzun süre 4 yıl kadar çok da ciddiye almadım.Önceleri mini minicikken gürbüzleşip,semirmeye başladı benim yağ bezeciği.En son taşınma arefesinde patlamaya hazır bir volkan kıvamına erişip üstüne üstlük birde enfekte olunca tırsa tırsa doktorun karşısında buldum kendimi.60 lı yaşlarını sürmekte olan cerrah can'a en acıklı ses tonumla
-doktorrrr bu neee diye sorduğumda ağzının içinde bir şeyler gevelemeye başladı hayır koca kadrosundan azcık latince bilgim var sayılır.lipom mu bu diyorum yok diyor ee ne peki ???Sonunda anlaşılabilir tek bir cümle çıktı ağzından cerrah can'ın yarın ameliyat günüm açıp bakalım neymiş?Nasıl yaaa ameliyat mı ???Hadi canımmm!!!!!!!!!!!!
Ertesi gün ise sabahın kör bir saatinde cerrahi servisinde buldum kendimi.Gece internet denilen bilgi çöplüğünde okuyup okuyup kendimi zaten fena halde korkutmuşum.Birde operasyonun ameliyathanede olması benden mütemadiyen şu seslerin çıkmasına sebep oldu"yusuf yusuf"....
Yanı başımda cerrah can tarafından kesilmeyi bekleyen 3 adet kader arkadaşımla giydik mi mavileri (ömrümde şu ameliyat önlüklerinin arkasının kapana bilenine henüz rastlamadım )kıçımız açıkta, hac yolunda ki hacı adayları gibi düştük ameliyathane yollarına.Gider ayak koca kişisi tembihlemiş senin ki küçük bir operasyon ilk önce sen gir de çabuk çıkalım.Bunun üstüne, yaş ortalaması 40+ olan teyzelere sıkı bir depar atıp cerrah canın arkasında buldum kendimi.İşlem yaklaşık 5 dakika sürdü.Apse patlatıldı temizlendi...tekrarlayacağını o zaman tekrar gelmemi çıkan yağ kistini patolojiye yollayacağını söyleyerek beni uğurladı cerrah can.
Yardımcı personel beni ameliyathane asansörüne kadar uğurladı.Asansör de ise güvenlik görevlisi ve ben çıkmaya başladık aheste aheste katları......derken şiddetli bir sarsıntıyla asansör ara katların birinde arıza yapmaz mı ahan da ise karmaa sen hasta teyzelere depar atar mısın kaldın işte asansörde diye kendi kendime söyleniyorum.Sonradan adının Mehmet olduğunu öğrendiğim (ee 20 dakika boyunca bayağı ahbap olduk 2 metrekarecik alanda)görevlide bir panik,telsizle,cep telefonu ile sağı solu arayıp  asansörde ameliyat olmuş bir hasta ile kaldığını söyleyip duruyor.Öylesine dalmışım ki,neredeyse  kim ameliyat oldu ki diye soracağım.Yok benim ki önemli değil ben iyiyim desem de yazık duymuyor bile beni paniğinden.Mütemadiyen oturun lütfen iyi misiniz başınızı eğmeyin tansiyonunuz düşer deyip duruyor.Yok yahu ben iyiyim öyle ağır bir operasyon değil apse açtırdım sadece desem de beni pek takan yok.Dakikalar geçiyor kurtarma ekibi(ulen böyle yazınca da akut gelmiş gibi oldu haa)bizi kurtarmak için uğraşıyor ama Mehmette ki panik daha da artmış halde arada bana dönüp fan çalışıyor değil mi diye sorup duruyor:)çalışıyor bak geldiler birazdan bizi çıkarırlar sen merak etme diye bir şeyler geveleyip duruyorum.O ara ise tek düşündüğüm ise" len kıçım açıktaaa şimdi bu ara kattan aşağı zıplaması yada yukarı tırmanması var anasını satayım."....oluyor.
Aşağı yukarı 20 dakika sonra bizi çıkarıveriyorlar asansörden elim arkamda kıçımı tuta tuta aşağı zıplayıveriyorum.Tüm personel toplanmış tansiyonuma bakmak isteyenler yatın dinlenin diyenler
-yokk yahu iyiyim ben apse açtırdım apseeee
Bu fazla ilgili kalabalığı yarıp koca kişisinin yanına ulaşabiliyorum sonunda....Nerede kaldın merak ettim (merakından zaten 20 dakikadır bıraktığım koltukta beklemişsin)sorusuna ise verecek bin tane harika yanıt geçiyor kafamdan....ama en sakin ses tonumla asansörde kaldım diyebiliyorum.Aaaa o sen miydin dediğinde ise
-!-é^'^'+^+%&/(

Neyse ki şimdi iyiyim.Apsenin açıldığı yerde ki kocaman sponge ı saymazsak, görenler açık kalp ameliyatı oldum sanacak o derece büyük:)
Şimdi sıra ekmek yerken kırdığım,diş hekimimin İstanbul'a giderek tedavimi yarım bıraktığı ön dişime geldi:)süleyman demirel gibi geziniyorum etrafta ağzımı minimum derecede açarak konuşuyorum asla gülmüyorum.
Bu postun  ana fikri ise,sevgili blog yazarının 3000 km bakım zamanı gelmiş de geçmiş bilee;)
.

Not:Bu yazıyı yazarken işte bunu dinledim sizde dinleyin emi....

5 yorum:

elif-kayra dedi ki...

geçmiş olsun ,çok maceralı bir operasyon olmuş :))

Syrakusa/Beter Böcek dedi ki...

önce geçmiş olsun , sonra da :)))))) bu nasıl bir hastanedir anlamadım :) bir bilet alın siz :))))

ayşegül dedi ki...

geçmiş olsun :)) derken bu denli gülebileceğimi tahmin etmezdim :)

gülay dedi ki...

Geçmiş olsun dilekleriniz için çokk teşekkürler.
Elif-Kayra;cidden çok maceralı geçti.Genel olarak böyle bahtsız bedevi durumunu sıkça yaşarım o sebepten alışkınım böyle enteresanlıkların beni bulmasına:)

Syrakusa;Durum parodisi tadında bir gündü.Bilet fikri süpermiş.Zati yıllar önce biri piyangodan para çıkacak sana demişti gün bugün müdür acep:)

Ayşegül;gülümsemene sebep olduysa ne mutlu bana;)

anne kaleminden dedi ki...

gülaycım neler yaşamışsın yaaa... ameliyathane önlükleri tespitine çok güldüm :) geçmiş olsun, tekrarlar demiş doktorcan ama umarım tekrarlamaz...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails