8 Nisan 2012 Pazar

yaşlanmak

Bu yıl daha önce hiç yaşamadığım bir duyguyla tanıştım.Yaşlılık...yaşı benden daha fazla olanlar için komik bir hissiyat içindeymişim gibi gelebilir. Ama emin olun ki öyle değil.Mesela birileri yaşımı sorduğunda en az iki saniye düşünmeden yaşımı söyleyemiyorum.Belki bu konuda çok düşünmediğimden belki de hala içselleştiremediğimden ama 20 derken ki coşku bitti. Yerine her yaşımı söyleyişim de şaşırdığım bir hayret hali geldi.34 ....o kadar olmuş muydu sahi?
Bu haleti ruhiyemin bir sebebi Abdülhak Hamid Tarhan ve Lüsyen in aşkının anlatıldığı biyografik eserden de kaynaklanıyor olabilir.Şairi azamın ölüme karşı direnmesi aklımdan bir türlü çıkmıyor.Ölüm uykuda gelecek diye uyumayan her gece dost meclisleri kurararak azraili kandıracağını düşünen Hamidin korktuğu başına geliyor ve uykusunda veriyor son nefesini....tam 85 yaşında.Öyle çok direniyor ki yaşlılığa ve ölüme.Kendisinden  40 yaş küçük bir aşkla hayat buluyor.Ama o çok nefret ettiği yaşlılığın karşısında o bile duramıyor.
Ben ise 35 yaşıma aylar kala ölümü daha sık düşünür oldum.Yaşlılık alameti olsa gerek.Öleceğini bilerek yaşamak ne fena ne ironik...
Yaşlandığımızı  en çok da Ali ile konuşmalarımız da hissediyorum .Daha çok almaktan bahseder olduk.Ev almaktan,eşyaları değiştirmekten,arabayı değiştirmekten daha çok para kazanmaktan bahsediyoruz  sürekli.Emeklilikte yaşayacağımız bir evimiz bile var artık.Oysa daha çok eğlenebileceğimiz,birbirimizden başka hiç bir şeyin sahibi olmadığımız bir hayat düşlerken geldiğimiz nokta emeklilik fonları,tapu, banka hesap cüzdanları ve hayat sigortası poliçeleri ile dolu bir evrak çantası.Tüm bu almaların vermelerin ortasında kumbarasında para biriktiren çocuğuma takılıyor gözüm ve Mülkiyet hırsızlıktır diyen bizi daha çok özlüyorum,.Evet yaşlanıyorum,hem de iliklerime kadar.
                                     

9 yorum:

hypo dedi ki...

günümüzün insan şekillerini ne kadar güzel anlatmışsın.
34 güzel bir yaş.
ikinciyi düşünmek bile bile intihar olsa bile, bence denenmeli bu zorlu hayatta bazı zorluklar:)

anne kaleminden dedi ki...

çocuk olunca öyle olmuyor gülayım yaa :((( evet gençlikte kaldı eğlenceli kısım, ortayaş daha çok gelecek kaygısıymış :( bizde de durum aynı...

gülay dedi ki...

Hypo;zorluk değil bizi düşündüren daha çok yorgunluk.Ama düşünmesi bile güzel:)

gülay dedi ki...

Nihanım sanki biz böyle olmazmışız gibi geliyordu.Olurmuşuz!
Zaman geçince böylesine de alışılıyormuş:)

Oglak Kizlari dedi ki...

Nolmuş, oda güzel.


Kafatutan anne Çiğdem

gülay dedi ki...

Sen her dem genç kalacaksın Çiğdemciğim.Bunca gezmeye,aktiviteye insan yaşlanmaya vakit bulamaz ki zaten;)

mine dedi ki...

yahu düşündükçe çıkamıyor insan işin içinden onun için hiç oralı olmamalı mı sanki 41 imden bildiriyorum : ) bu arada hemen not aldım kipatı

gülay tokat maden dedi ki...

Mineeee:)) severim senii,41 kere maşallah arkadaşımaa;)

Berna dedi ki...

Ah be Gülay'ım, tüm bunlar ne gereksiz gelirdi daha körpecikken...

Ama yine de, şu 35 yaşımla diyorum ki "benim ruhum genç" :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails