22 Ekim 2010 Cuma

CAN DAMARI










1996 yılının 1 mayısı.Annem ve babam Kadıköy deki mitinge gitmemem için bir önce ki geceden İstanbul'un bir diğer ucunda oturan teyzeme yatıya götürmüşlerdi beni.Biliyorlardı ki gitme demeleri,tartışmaları,hayır-ları sonuçsuz kalacak ben kafama koyduğum şeyi,her ne pahasına olursa olsun yapacaktım.Öyle de oldu...sabahın çok erken saatlerinde ben gidiyorum diyerek Avcılardan Kadıköy'e doğru yola çıktım.Korkunç İstanbul trafiğinde ilerlemenin neredeyse imkanı yok.Kaplumbağa hızıyla Kadıköy'e doğru ilerlemeye başladık.Alana indiğimde ise olaylar patlak vermiş,ciddi bir can pazarı yaşanıyordu.O kargaşa ve kaosda hiç bir arkadaşımı göremiyordum.Çaresiz bir halde Altıyola doğru çıkmaya başladım.İstediğim tek şey sahaf dükkanı olan bir arkadaşımın dükkanına gidebilmek diğer arkadaşlarımdan haber var mı diye sormaktı.Polisler,panzerler,coplar...derken kendimi "Üstü Kalsına" atabildim.İçeride müthiş bir kalabalık insanlar can havliyle kendilerini civarda ki dükkanlara atmışlar üstelik bir çoğu da yaralanmış.Sessizce bir yere oturdum.Yanı başımda ise yaşlıca bir bey.Heyecan ve coşku içinde bana alanda neler yaşandığını soruyor.Kısaca olanları anlatıyorum.Dinledikçe kızıyor,heyecanı daha da artıyor.Ve o coşkulu sesiyle" ben alana iniyorum" diyerek 
ayağa kalkıyor.Hepimiz karşı çıkıyoruz bu isteğe Hocam hayatta olmaz, aşağısı savaş alanı gibi, lütfen burada güvendeyiz oturun.Ama yok, hiç bir şeyi dinlemiyor "ben alana iniyorum işte bu kadar".Bu emrivakiye karşı çıkacak gücümüz yok peki diyorum o zaman bende sizinle geliyorum....
Sanırım bende ki korkuyu,paniği azaltmak için yol boyunca yemeklerden bahsediyoruz.Dereotu hakkında konuşuyoruz uzun uzun:)Polis ara yolları  kapattığı için alana inemiyoruz.Ama çabalıyoruz....

O gün orada kol kola alana inmeye çalıştığımız,19 yaşında bir çocuğu ciddiyetle dinleyen o coşkulu adamın ölüm haberini aldım bugün.Türk şiiri can damarlarından birini daha kaybetti.Arif Damar ı kaybetti...









GİTME KAL

Nice nice acıları aklına getir
Bunca yoksulluğu aklına getir
Gözyaşlarını aklına getir
"Gitme kal" var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
Gitme aklına getir

Kıraç mı kıraç toprakların üstüne
Güneşler açar yağmurlar kesilince
Çırılçıplak kayada yeşerir incir ağacı
Dağların kuytusunda bir uslu çiçek
Dağıtır mavisini kendi kendine
Gitme beraberlik içinde
Nasıl sevinirdik aklına getir

Her şeyi her şeyi aklına getir
Gece yarılarını aklına getir
Söylediklerimi aklına getir
Sinsi yağmurlar yağıyordu
Soğuktu
Yaktığımız ateşi aklına getir

Nerelerden geçiyorsun aklına getir
Gitme dünyamızın her yerinde
Yorgun eller gülleri derleyince
Ellerin sevincini aklına getir
Güllerin sevincini aklına getir

Ne çok severdik seni aklına getir.

***Nuri İyem(1915-2005)


3 yorum:

Syrakusa/Beter Böcek dedi ki...

dilimin ucunda küfre dönüştü her sözcük...

anne kaleminden dedi ki...

başın saolsun, bir değerli düşün insanını daha kaybetmişiz, tanımıyordum, vikipediden okudum hayatını ve şiirini çok sevdim...

mine dedi ki...

başımız sağolsun

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails